Dünyada her şey sonunda bir kitap olmak üzere vardır - Stéphane Mallarmé(1842-1898)

7.2.16

bu pazarları alçak bir rafa kaldıralım, tozunu almak kolay olsun.
tomris'in "gündökümü" sanki.


ve veya


the answer is blowin' in the wind

6.2.16

*

altını çizdiğim cümleler ve dizelerden bir bulutun yağmurunu taşıyor gün. fazla tutkulu ama kırılgan.incelikli ama serseri. şimdi sayı saymayı baştan öğreniyoruz mevsim dinginliğinde.Hep baştan öğreniyoruz saymayı bir baştan. Hep baştan öğreniyoruz sevmeyi.
Mutlu akşamüstleri geçirdik uzak ülkelerde, adada, bazısını güneyde. poyrazı,meltemi,ayazı,lodosu başka akşamüstleri. yaşamaya vardı hep meylimiz; hep vardı yersiz bi' heves
sevdası, başıboşluğu başka
gecesi gündüzü şarkısı bambaşka.


hep öyle kalalım.Şairler hep güzel konuşur ya hani.sadece üvercinkasında da değil hep güzel konuşur Süreya, mesela şöyle der  "Nasıl hatırlıyorsak dünyayı.Öyle."
yani şimdiki gibi.


gülümse.





31.1.16

kuş koysunlar yoluna



" Sonra buradan giderdim bir hiç için ,nasıl hiç nedensiz dökülüp de yollara vardımsa şu doğa kucağına ve birden buralı doğumlu,buralı yaşamışlı nasıl duyabildiysem ben-imi, öyle kolayca bir başka belde de kabullenebilir beni ve hep bulurum yeni güneşler yeni dağlar yeni denizler yeni sevi titreşimleri,hiç yardımsız."


- Nilgün Marmara // Metinler

10.1.16

bu ara hayat tam freni tutmayan bisiklet ile yokuş aşağı süratle inmek gibi.


biraz da Ray Bradbury ama fona hep Dylan.

23.9.15

Uyar

"Ve sanırım bu ilk bende olmuyor, çünkü denize bulaştım. bunu ellerimin maviliğinden anlıyorum."

18.9.15

Hemingway yapar da ben yapamaz mıyım?

Sadece 6 kelimelik öykü KAFA ekim sayısında.kendileri dergi gibi dergi. 
doz doz bazı bazı şimdi'de buluşursak, müzik yaparız.Halihazırda elimizdeki bu: "an"

Bu tarz küçük eylül akşamlarını sırf kelimelerin altı boş kalmasın diye müzikle dolduruyoruz. Kötü yapmıyoruz biliyorum.

Mutlu akşamlar.

mızıka

".. Hey, Mr. Tambourine man, play a song for me
I'm not sleepy and there is no place I'm going to"

30.8.15

00:00'dan sonra tüm doğum günleri bal kabağına dönüşüyordu.


*tek sayıları bıraktık. 
selam 24, çok tatlı geldin.romantik, hoş, alımlı. 

25.8.15

the dispossessed

Sağlam bir okur olduğumu düşündüğümden biraz iddalı olacak sanırım ama hayatımda okuduğum EN iyi kitap :

"Mülksüzler"

Hayal gücünü, yaratıcılığını, anlatım tarzını, fikirlerini, dişiliğini, kalemini, yaptığın siyaseti, her şeyi tam tersi  ile birlikte kabul eden cümlelerini, diyalektiğini komple kıskandım Ursula K. Le Guin. Dev güzel.İçinde yaşamak istedim kitabın.

Ursula'nın kitapta anlattığı anarşist ve arşist iki dünya da ütopik değildi.,Bir gezegende bayrakları,yasaları olmayan,para kullanmayan,unvan,sınıf cinsiyet farkı ya da emir vermek almak nedir bilmeyen, sahiplenmeye  karşı ancak kimi zaman kıtlıkla açlıkla ve verimsiz topraklarla savaşan özgür insanlar.Diğer gezegende ise bolluk zenginlik içinde dev sınıf farklılığına sahip kadınların asla yönetimde yer almadığı mutsuz insanlar.İkisi de birbirinin ay'ı; bakış açınıza bağlı.Duvarlar iki yüzlüdür diyor ursula neyin içeride neyin dışarıda olduğu nereden baktığınıza bağlıdır.

Hiçbir yönetim şeklinin mükemmel olmadığı ya da insanların her şeyi el yordamıyla bozabilecekleri, gerçek anlamda "özgürlük"ün belkide hiç mümkün olmadığı gibi birçok şeyi sorgulayacaksınız sayfalar arası.
Özgürlüğü yasalar kurallar cezalar kısıtlamasa etrafımızdakiler; onlar kısıtlamasa kendimiz kısıtlar önüne ister istemez engeller koyardık."Duvar" metası ile birlikte bu algıyı da yarattı bende.(İlk defa bir lider Odo'nun kadın oluşu çok iyiydi.) Odoculuk felsefesi,kuramlar, anlatılan her detay altını çizdiğim onca cümleyle benim için tam bir başucu.İçine tatlı tatlı felsefesi yedirilmiş bu ütopik bilimkurgu fazla başarılı.

Ursula, anarşist sosyalist feminist taocu bunların hepsi birden ve hiçbiri. Tek emin olduğum gerçek bir romancı. 

kitabı edin,oku hatta ursula her ne yazarsa ve her ne yazmışsa oku.Evet, o kadar iyi. 

11.8.15

tatil dönüşü fix günce

1-bodrumda mandalina bahçesi
2-egede zeytinlik

23 yaşın tüm emekli hayallerini yüzdürüyorum sığ denizlerde. balıkhanede misina bitmiş olmalı ?

25.7.15

çok dişi temmuz
parmak uçlarına kadar şiir.

8.7.15

Bozca

ada.

Mutluluk basittir çünkü yavrimu. Ben Tenedos'a yerleşmeliyim.Arnavut kaldırımında edith piaf çalan, zeytinyağlı lavantalı sabun kokan adaya.çiçek pastanesinin karşısındaki sokağa yerleşmeliyim tam da.
Aşık oldum para poli*



*pek çok

21.6.15

alıntılı.


" ...
A:o savaşı nereden öğrendin? Bir yerlerden okumuş olmalısın.

B:Tarih kitapları tarihe dayanır.

A:Peki ya hikaye kitapları neye dayanır? Hayal gücüne. Peki ya o nereden geliyor? Bir yerlerden geliyor olmalı. Bu dünyanın sorunu ne biliyor musun? Herkes sorunlarına sihirli bir çözüm bulmak istiyor ama hiç kimse sihre inanmıyor."


once upon a time


2.6.15

çok eğreti geldi yaz, üşengeç tembel gelen mevsime biz karınca gibi kaldık. Her gün bir başka iş,dert,ders,sınav,tez,buluşma,buluşamama,olay,organizasyon,eğlence,eğlenememece,o,bu,şu. Kitap okumalara zaman bulamayıp dergilere kaldık; atıştırmalık.





11.2.15

Balkanlardan gelen soğuğu ziyaret ettik.uzun coraplar,tüylü botlar, montlar,kulaklıklar, şapkalar ve uzun çoraplar arasında yaşıyor.evet bi avrupa şehri değil belgrad ama tatlı bir balkan şehri.daha tatlısını sorarsanız saray bosna daha güzelini isterseniz mostar köprüsü.

karşılaştırmalı edebiyat derseniz:

İtalyada yemediğim kadar pizza; viyanada içemediğim kadar ucuz kahve&bira; prag'daki kadar bozuk para. 

13.1.15

elendi

avrupada bi hostelde sıcak suyun gelmesini beklerken kapı numarası silinmiş olan karşı odanın ardındakini düşünen bi kadın,belki esmer..

iyi bir öyküye kahraman olmak için çok ucuz bazıları.

böyle algoritmalarla yazılmaz zaten, sizi dışarı alalım kuşe kağıtlı dergileriniz ve best seller kitaplarınızla.


29.12.14

yılbaşılı

2014 - her şey* çok güzeldi.
2015 - her şey fazla güzel** olacak.

*her şey her daim ayrı yazılır.
**bahr-i hazer

27.11.14

sakınmak
saklamak
saklambaç
sandık
sanmak
sanrı 
sancı
sanık


dil bize çok oyunlar oynuyor bayım,sandığınızdan da çok.   

13.11.14

Bu dünyada bir şeylerin ters gitmesi kimseyi ilgilendirmiyor. Ve aynı dünyada bir takım şeylerin fevkalade gitmesi de kimseyi ilgilendirmiyor.

peki tüm bunların dibine kadar gitmeye ne vardı. dip her ne ise p'ler neden b olurdu bazı .


30.10.14

biraz ege şivesi biraz ılık süt

sonrası zaten kendiliğinden geliyor.

15.10.14

önemli değil'lerden çukurlar
çukurların içinde insanlar 
insanların içinde fil yavruları 
ve asla buçuk olmayan saatler. 

siz hiçbir akşamüzerini sarhoş geçirmeyin 
akşamları küstürmeyin. 

9.10.14

dancing barefoot - Patti Smith

6.8.14

gözlerimi yumarak başlıyorum ve sonra umarak;

göz kapağının iç tarafına yansımalı
hayal değil gördüğün,
benim olan.

13.7.14

kitap muhabbeti

geçen gün bitirdiğim kitapla başlıyorum lagalugaya.emrah serbes-deliduman okunmalı. Gabriel Garcia Marquez biraz uzatır ama ustadır hakkıdır okunmalı. Stefan Zweig okumaya "satranç" ile başlanmalı. İntihar eden yazarlara olan ilgimden ve viyanalı olmasından dolayı onun yeri ayrıdır.İntihar eden yazarlar demişken  Sylvia Plath - Sırça fanus mutlaka edinilmeli arada yerli S.Plath Nilgün Marmara da okunur.Hayatımda okuduğum en iyi kitap dediğim "mülksüzler" Ursula'ya saygıyla edinilmeli; mutlaka.
Şezlong başlarına Marc Levy önerilir, Heinrich Böll okumak için havaların soğumasını bekleyebilirsin ancak fona Bob Dylan'lı.
"Sevda Sözleri", "Sonrası Kalır", "Büyük Saat" zaten başucu. "Küçük Prens", "MOMO","Martı Jonathan Livingston" zaten baştacı. Paul Auster ve Paulo Coelho Can yayınları standının yanından geçerken almazsam olmaz kitapları. Gogol'un "palto"su unutulmasın. George Orwell'ın "Hayvan Çiftliği" ve en yakın arkadaşı "şeker portakalı" atlanamayan raf müptelaları. 
İhsan Oktay, Alper Canıgüz, Barış Bıçakçı, en az iki kere okumalık Yusuf Atılgan  "AYLAK ADAM", John Fowles,Sabahattin Ali,Murakami,Cemal Süreya,Turgut Uyar,Edip Cansever,Orhan Veli Kanık,Nazım Hikmet,Ayfer Tunç,Oğuz Atay,Zülfü Livaneli, J.D. Salinger,Dostoyevski,Kafka,Andre Gide, Sait Faik,Attila İlhan okumadan ölmeyiniz.


12.7.14

sonra ben ne yazacağımı bilemiyorum.
güzel olunca hani ben sen insanlar ağaçlar günler geceler filan. 

Boşveriyim ben en iyisi. Boş veriyorum bu kağıdı size, doldurun gönlünüzce.


8.7.14

alo'yu sevmem.

planlı yaşamak durumunda bırakıldık. Kendi kabuklarımızın içine çizikler atarak zamanı kolladık önce, sonra kaplumbağa olamayışımızın yıl dönümlerini hesapladık.
yarının taslağını bugünden yapacaksak yarının ne esprisi kalıyor bayım. Onun bana getirisi olmayacak da hep ben mi bugünden "yarın" biçicem. Yok, hiç bana göre değil. Siz kapayın ben ararım.

3.7.14

samimi olmak gerekirse diye başladığı cümlelerde dahi samimi olamayan insanları sol tarafa doğru ittirme alışkanlığımızdan sıyrılmanın en iyi yolu uzun cümlelerden vazgeçmektir.
bu güneşli perşembenin aforizmasıdır bu. kapı pencere pervazlarına iliştirip saklayınız.

2.7.14

Ot dergi temmuz sayısı otlak'da yazım. Ufak bi yazım hatasıyla basılmış. erge güçlü yerine ege yazılmış ismim. Atlanmasın "r"si, okurken ekleyiverin.

Öperim.

21.6.14

kovalamaca

Tarih atmayın karaladıklarınıza, fonda çalan şarkıyı not edin.

Boşverin rakamları. Kaç para kazanıyor, boyu kaç cm, kaç kilosun, kaçıncı gelişin , kaç metrekare bu ev, kaç ortalamayla mezun oldun, bu kaçıncı ayakkabın, kaçıncı katta oturuyosun, kaçıncı evliliğin,kaç ağustos geçti,kaç günlük,kaçıncı uykundasın,kaç gün sonra bitecek.işte tam da bunlardan bahsediyorum, her birinden kaç.
Koşarak.

26.5.14


Bitmeyen tatiller, güzel kitapların sonları,deniz kenarları ve iyi şiirlerin başlangıcı

omuz çukuruna.

ya da uzatın ellerinizi başka dilde dileyelim.


10.5.14

Dev kütüphanelerde kendinden büyük sözler eden kitaplardan öğrendik,
biz her ne öğrendiysek hayat ona benzemeye çalıştı.

direndik. hayal hayata benzemesin böyle güzeliz diye.

20.4.14

peki öyleyse, böyle. böyleyse şöyle.

b plan klavuzu

29.3.14

Kırmızı başlıklı

Kitapların rafları değişti,ardından elleri değişti kapakların. Farklı eller farklı kitap kapaklarına sahip oldu ya da öyle sandı.farklı eller farklı ellere sahip oldu.sonra kitaplar başa sardı hikayeyi.sonra şiir başa sardı hayatı.olmayanı var etmenin yolu "harf" ya da harfler.seviyoruz çoğulu.-lar -ler bayılıyoruz.bi yerlerde çok yalnızlık birikmiş onu kapatıyoruz belki. Tabularımıza da böyle dokunuyoruz.kaka,pipi,popo,mama,kuku gibi aynı heceleri tekrarlıyoruz,çift çift.bebeklere de  bahsedemediklerimizi böyle masumlaştırıyoruz. masumlaştırmak sadeleştirmek midir.ya da her sade masum mudur ya da masum ne kadar sade ve gerçektir.bunları sırayla geçiyoruz, çift çift.
sonra büyüyor çocuk, matematiğe geliyor sıra.sadeleştirip x'i yalnız bırakıyor cam kenarındaki sırasında.

buradan çok yolcu geçti.yolu olmayan yolcular.çaylarını tazeledik.uyudular.ılık ve sessiz.
İyi uykular içi geçmiş sokak lambaları.sizin için içmişiz kabul edin. İyi uykular. 

19.3.14

Franz Kafka

kuş aramaya çıkan kafesin ağzından:

aforizmalar - 46.
"sein" sözcüğü Almanca'da iki anlama gelir: "varolmak" ve "onun olmak"

bana defterin kaybolan bölümü lazım; gel onları konuşalım.